10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı – Biryay Ders Kitabı Cevapları 2020-2021- Sayfa 18

18 sayfa cevapları

  1. Aşağıda verilen cümlelerde ses olayının yazımından kaynaklanan yazım yanlışını tespit ediniz.

Nüfusu gittikce artan, yirmi beş otuz yıl sonra ikinci bin yılın başında yüz milyonluk modern bir devlet hâline gelecek olan Türkiye’nin tarihî rolü elbetde bugünkünden farklı olacaktır.

Dede Korkut Kitabı’nda Korkut Ata’nın Resul Aleyhisselam zamanına yakın yaşadıgı ve onun sahabesi olduğu belirtilir.

CEVAP: İlk cümlede yazımı yanlış olan kelime “gittikce” kelimesidir. Bu kelimenin doğru yazılışı “gittikçe” olmalıdır. Ünsüz benzeşmesi (sertleşmesi) kuralına göre -ce ekindeki ünsüz sertleşmektedir ve yazımda da kurala uygun yazılması gerekmektedir.

Gene ilk cümlede yazımı yanlış olan “elbetde” kelimesinin doğru yazılışı “elbette” olacaktır. Burada da ünsüz benzeşmesi vardır. Bunun da yazımda gösterilmesi gerekmektedir.

İkinci cümlede “yaşadıgı” kelimesinde yazım yanlışı vardır. Doğrusu “yaşadığı” olacak. Buradaki ünsüz yumuşaması yazıda gösterilir.

2. Aşağıda verilen cümlelerde “da-de”nin ayrı ya da bitişik yazılmasının nedenini söyleyiniz.

Fakat bu tarihten önce de küçük gruplar hâlinde İslamiyet’i kabul eden Türkler vardır.

Yukarıdaki cümlede “önce” kelimesinden sonra gelen “de” bağlaçtır ve ayrı yazılır. Bağlaç olduğunu “de”yi cümleden çıkardığımızda cümlenin anlamının -daralsa bile- bozulmadığını görerek belirleyebiliriz. Burada de bağlacı “bile, dahi” anlamına gelmektedir. “Hâlinde” kelimesinde yer alan -de ise ektir ve bitişik yazılır. Cümleden çıkardığımızda cümlenin anlamı bozulmaktadır.

“Türkiye’de bunu yapabilecek yeni bir nesil doğmuştur denilebilir.”

Bu cümlede “Türkiye’de” kelimesinden geçen -de ektir ve bitişik yazılır.

2 yorum

    • edip YazarYanıtla

      Virgülün kullanımı ile ilgili:
      Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime grupları arasına konur.
      Örnek:
      Türklerin bin yıl, en ince teferruatına kadar işledikleri, ruhlarına sindirdikleri, mimarilerinde, şiirlerinde, musikilerinde ilham kaynağı haline getirdikleri İslâmiyet’i de Türk kültür hazineleri arasında saymamız gayet tabiidir.
      Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek için kullanılır.
      Örnek:
      İslâmiyet, Türklerin bu iki temayülüne derin bir mânâ ve çekidüzen vermiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir