10. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları EKOYAY 2013-2014 (sayfa 88-94)

10. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları EKOYAY 2013-2014 (sayfa 88-94)

ANLATIMIN OLUŞUMU

ÖN HAZIRLIK

SAYFA 88

Bağdaşıklık:  Dil ögelerinin ifade ettiği özellikler ve durumlar arasındaki anlam bağlantılarıdır.

Kısaca bağdaşıklık anlamla ilgili uyumdur.

 

Bağlaşıklık: Bir metinde ya da metin parçasında dil ögelerinin, dil bilgisi kurallarına uyularak yan yana getirilmesine bağlaşıklık denir.

Kısaca bağlaşıklık dil bilgisi bakımından uyumdur.

 

Bağdaştırma: Kelime, kelime grubu, cümle gibi dil birliklerinin yeni anlamların üretilmesi için art arda getirilmesidir.

 

Attila İlhan ve Hilmi Yavuz gibi şairler, noktalama işaretlerini ve büyük harfleri kullanmayarak biçimin şiirin içeriğinin önüne geçmesine engel olmak, şiirde ahengini koruyarak duyguyu daha net yansıtmak amacını taşımış olabilirler. Bu şairlerin divan edebiyatından etkilendiklerini de belirtelim.

 

HAZIRLIK

 

Ahmet eve erken geldi. Ahmet’in ateşi çıkmıştı ve düşmüyordu, ateşini düşürmeye çalıştık; düşüremedik. Ahmet’i hastaneye götürdük.

 

Yukarıdaki metinde aynı anlama gelen kelime veya cümleleri metinden çıkarıldı, onların

yerine noktalama işaretleri ve bağlaç getirildi.

 

Derinkuyu’dan sonra rotamızı Ihlara Vadisi’ne çevirdik.

Alaçatı’dan inerken etraftaki sakız ağaçları dikkatimizi çekmişti.

 

SAYFA 89

1.etkinlik:

Eski efsane dünya Marsiyas, Apollo gururlu saz değersiz kamış düdük ile alt et.”

 

Çekim eklerini çıkardığımızda yukarıda olduğu gibi ortada sadece kelime yığını kalır, bu kelime yığını cümle özelliği taşımaz.

 

 

2. etkinlik: “Musikinin her hamlesi, hünerinin hem teorisini hem de lezzetini, dinleyene bir anda güzelce anlatıyor.” cümlesindeki “dinleyen” kelimesine yönelme hâl eki (-e) yerine belirtme hâl eki (-i) ve “an” kelimesine de bulunma hâl eki (-de) yerine ayrılma hâl eki (-den) getirerek cümleyi aşağıya yazınız. Yaptığınız değişikliğin cümlenin anlamını etkileyip etkilemediğini açıklayınız.

 

“Musikinin her hamlesi, hünerinin hem teorisini hem de lezzetini, dinleyene bir anda güzelce anlatıyor.”

 

Yukarıdaki cümledeki ekleri değiştirirsek

 

“Musikinin her hamlesi, hünerinin hem teorisini hem de lezzetini dinleyeni bir andan güzelce anlatıyor.

şeklinde dil bilgisi bakımından yanlış bir cümle olacaktır. Bu cümlede aynı zamanda anlam bütünlüğü kalmamıştır.

 

3. etkinlik:

Bağlaşıklığın olmadığı cümlelerde dil bilgisi kuralları bakımından uyum yoktur. Yanlış ek kullanımı, ya da kullanılması gereken bir ekin kullanılmaması bağlaşıklık bakımından uyumsuzluğu ortaya çıkarır.

 

4. etkinlik:

“Sokak aleyhine mızıkasının duruşu hep kendi  bu kutusudur kıyafeti sırrın bedeni bir.”

Verilen cümleyi oluşturan sözcükler, rastgele karıştırdığımızda ortaya anlamsız kelime yığını çıkar.

 

5. etkinlik:

“Dikenli, karmakarışık bir fidanda ‘lale’ mucizesinin gelişmesini tabii bulanlar, sanatkârın maddî ve manevî varlığı arasındaki farka hayret etmelidirler.

 

Bu cümlede mantıksızlıklar ortaya çıkmıştır.

 

dikenli, karmakarışık bir fidan “lale” ile ilgili değil, “gül” ile ilgilidir.

 

SAYFA 90

6. etkinlik:

Cümlelerin karışık bir şekilde sıralandığı paragrafta anlam bütünlüğü bozulmuştur.

 

7. etkinlik

Cümlelerde anlam bakımından uyum bulunmaması metnin anlaşılamamasına ya da yanlış anlaşılmasına neden olur. Bağdaşıklığın olmadığı cümlelerde açıklık, anlaşılırlık yoktur.

 

8. etkinlik

 

Ürperme gömleği giydirmek: İnsanı, bütün duygularıyla etkilemek

 

Kanımızın akışına hükmetmek: Dinleyeni heyecanlandırıp kalp atışını hızlandırmak

 

Nefes tüketmek: Boş yere konuşmak, söz söylemek

 

9. etkinlik:

Bir kelimenin yeterli gelmediği durumlarda bağdaştırmalara başvurulur. Bunlar kelime gruplarıdır. (birleşik kelime, ikileme, tamlama, deyim vb.) Yazarlar, sözcüklerin ilk anlamlarıyla yetinmeyip onlara yeni anlamlar kazandırarak duygularını farklı kelimelerle ifade etme ihtiyacıyla bağdaştırmaları kullanırlar.

 

SAYFA 92

10. etkinlik:

 

Yazılış

Amacı

Gerçeklikle

İlişkisi

Dilin

İşlevi

Basit Bir Mesele

Gözlemlerini

aktarmak

Gerçek

hayattan

alınmıştır.

Sanatsal

işlev

Doğunun

Sevdaları

Okuyucuda

duygulanma

oluşturmak

Kurgusal bir metindir.

Şiirsel

işlev

Çağlayanlar

Yazarın düşsel yak­laşımlarını aktarmak

Kısmen kur­gusaldır.

Sanatsal

işlev

 

11. etkinlik:

Doğunun Sevdaları adlı metinde alışılmış bağdaştırma: Ferhad üstünü kazmada dağın

Doğunun Sevdaları adlı metinde alışılmamış bağdaştırmalar: laciverdi ve mahmur bir ağrı, en aşılmaz, en derin şiirin yurt edindiği billur köşk

 

Çağlayanlar metninde alışılmış bağdaştırmalar: ilkbahar yağmurları, eriyen karlar

Çağlayanlar metninde alışılmamış bağdaştırmalar: imge sağanağı

 

Doğunun Sevdaları adlı şiirde alışılmamış bağdaştırmalar çokça kullanılmış. Bunun şiirin yazılış amacıyla ilgisi vardır.

 

SAYFA 93

 

ANLAMA VE YORUMLAMA

 

1. “Her Şey Yerli Yerinde” adlı şiirin konusunu ve temasını belirtiniz.

“Her Şey Yerli Yerinde” şiirde konu geçmişte yaşananların hatırlanarak özlemle dile getirilmesidir Şiirin  teması ise “özlem’dir.

 

2. “Her Şey Yerli Yerinde” adlı metni oluşturan birimler arasında bütünlüğü sağlayan unsurların neler olduğunu açıklayınız.

Bağdaşıklık ve bağlaşıklık unsurları birimler arasında anlam bütünlüğü sağlamıştır.

 

3. “Her Şey Yerli Yerinde” adlı metindeki alışılmış ve alışılmamış bağdaştırmalara örnekler gös­teriniz. Bağdaştırmaların yargı özelliği taşıyıp taşımadığını söyleyiniz.

Alışılmış bağdaştırmalar: Biliyorum gölgede uyuduğunu senin – Kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgârda

Alışılmamış bağdaştırmalar: Serpilen aydınlık – zamanın büyülenmiş bir ceylan gibi bakması – Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan –  Azapta bir ruh gibi gıcırdıyor durmadan

Bazı bağdaştırmalar yargı özelliği taşır, bazı bağdaştırmalar yargı özelliği taşımaz.

 

5. “Her Şey Yerli Yerinde” adlı metnin yazılış amacı ve iletisini belirtiniz. Metnin anlatım özellikle­riyle yazılış amacı arasında nasıl bir ilişki olduğunu açıklayınız.

“Her Şey Yerli Yerinde” adlı metin okuyucuda estetik bir duygu oluşturmak ve geçmişe özlem iletisini vermek amacı ile yazılmıştır.

 

6. “Her Şey Yerli Yerinde” adlı metindeki imgeleri belirleyerek yazarın niçin imgelere başvurdu­ğunu belirtiniz.

Zamanın ceylana benzetilmesi, sessizliğin yaprak yaprak dokunması, taze açmış güllerin rüyalara benzetilmesi gibi birçok imgeye yer verilmiş.

 

7. “Serpilen aydınlıkta dalların arasından / Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman” dizelerinin ifade ettiği anlamın dizelerde yer alan kelimelerin her birinin ifade ettiği anlamların toplamı olup ol­madığını tartışınız. 

Ulaştığınız sonucu açıklayınız. Metnin anlamının da onu oluşturan birimlerinin anlamlarının toplamı olup olmadığını belirtiniz.

Bu dizelerde ifade edilen anlam metnin bütünündeki anlamı karşılamaktadır. Zamanın geçmişten geleceğe akışını yansıtan bu ifadede geçmiş zaman kavramı çağrışımlı bir şekilde aktarılmış.

8. “Doğa” kelimesinin size çağrıştırdıklarını alt alta yazınız. Yazdığınız çağrışımlar arasında bağ­lantı kurarak istediğiniz türde bir metin yazınız. Oluşturduğunuz metni arkadaşlarınızla bağdaşıklık ve bağlaşıklık yönünden inceleyiniz. Anlatımınızda kusurlar varsa bu kusurları gideriniz. Çalışmala­rınızı sınıf panosuna asarak sergileyiniz.

 

9. Kimi şairlerin şiirde neden büyük harf ve noktalama işaretlerini kullanmadıklarıyla ilgili yaptığı­nız araştırmayı sununuz. Bu durumu siz nasıl karşılıyorsunuz? Düşüncelerinizi açıklayınız.

 

8. ve 9. soruları cevaplandırınız.

 

SAYFA 94

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

 

A) Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri doldurunuz.

• Bir metinde her düzeydeki anlam birimleri birANA DÜŞÜNCE etrafında toplanır.

• Bir metinde dil öğelerinin dil bilgisi kurallarına uyularak yan yana getirilmesine BAĞLAŞIKLIK denir.

• Birden çok anlamlı dil öğesinin yan yana gelerek yeni bir anlam ifade etmesine BAĞDAŞTIRMA denir.

 

B) Aşağıdaki çoktan seçmeli sorularda doğru seçeneği işaretleyiniz.

1. … Edebiyatın doğrulara uymasını, mantıksal olmasını istemek edebiyatın ortadan kaldırılma­sını istemekle hemen hemen eşittir. Ancak dogmatik eleştirmenler bir doğrular sistemine, bir fel­sefe öğretisine sıkı sıkıya bağlı kalınmasını isterler. Oysa edebiyatın başlıca özelliği onun felsefe­yi aşması, her türlü düşünün ve ülkülerin oluşmasına imkân vermesi, en küçük bir satırın bile sı­rasında çeşitli anlam ve yorumlamalara elverişli olmasıdır.

Bu paragrafın başına aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) Doğrular ancak bilim ve felsefe için geçerli olabilir.

B) Edebiyatı bilim ve felsefeden ayıran özellik de budur.

C) Edebiyat nesnel gerçeklere bağlı kalmak zorunda mıdır?

D) Edebiyat kişinin içinde yaşadığı toplumsal şartların ürünüdür.

E) Edebiyatla bilim ve felsefe arasında farklar vardır.

 

CEVAP: A

 

2. (I) Bir sanatçı önce kullandığı malzemeyi seçer. (II) Sonra bu malzemedeki estetik dışı öğe­leri ayıklar. (III) O da tasarladıklarını dil aracılığıyla kısa ve öz olarak anlatır. (IV) Şairin malzemesi de dildir. (V) Örneğin, yontucu mermeri fazlalıklarından arındırarak yapıtını ortaya çıkarır.

Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerle anlamlı bir bütün oluşturmak için cümleler­den hangileri yer değiştirmelidir?

A) İve IIIB) II ve IIIC) III ve IV

D) III ve VE) IV ve V

1997 ÖSS

 

CEVAP: D

 

3. “Çukurova’nın toprağı insanı diriltir, umut verir.” cümlesindeki anlatım bozukluğunun ne­deni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yanlış ek kullanımıB) Özne, yüklem uyuşmazlığı

C) Öge eksikliğiD) Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması

E) Gereksiz sözcük kullanımı

 

CEVAP: C

 

4. Aşağıdakilerin hangisinde “Bu yemek fazla dışarıda kaldığı için bozulmuş.” cümlesindekine benzer bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Çiçekler ardı ardına açıyorlar.B) İçeriye girmesiyle çıkması bir oldu.

C) Seni görmek, karşılaşmak istemiyor. D) Kendine özgü ilkeleri ve prensipleri vardı.

E) Bütün gün bomboş evde oturdum.

 

CEVAP: E (Bu yemek dışarıda fazla kaldığı için bozulmuş. olacak. E şıkkındaki cümle de “Bütün gün evde bomboş oturdum.” şeklinde düzeltilecek.)

 

C) Aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1. Yazılı ve sözlü anlatımlarda bağdaştırmalara neden gerek duyulduğunu açıklayınız.

Bağdaştırma, sözcüklerin karşılayamadığı nesne, duygu, düşünce ve kavramları sözcük gruplarıyla karşılama ve sözcüklere yeni anlamlar yükleme amacıyla yapılır.

2. Alışılmamış bağdaştırmalar hangi metinlerde daha çok kullanılmaktadır. Niçin?

Alışılmamış bağdaştırmalar daha çok sanat metinlerinde kullanılır. Bu metinlerde güzellik, etkileyicilik, duyguları yansıtmak, hissettirmek, farklı anlam ilgileri kurmak, çağrışım uyandırmak gibi özellikler vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir