Anlatım Bozuklukları: Anlam Belirsizlikleri

anlatimbozukluklariAnlatım Bozuklukları: Anlam Belirsizlikleri

 

Noktalama işaretlerinden virgülün kullanılmaması anlatım bozukluğuna yol açar.

İhtiyar adama bir şeyler söylüyordu.

Bu cümlede anlam belirsizliği vardır. Bir kişi ihtiyara bir şeyler mi söylüyor yoksa ihtiyar mı bir şeyler söylüyor bu belli değil. Anlam belirsizliğini ortadan kaldırmak için “ihtiyar” sözcüğünden sonra virgül (,) kullanılmalıdır. Eğer ikinci anlam kastediliyorsa yani ihtiyara başkası bir şeyler söylüyor olsun, o zaman cümleyi şöyle kurabiliriz: “O, ihtiyara bir şeyler söylüyordu.” Özneyi belirgin bir şekilde ortaya koyduğumuzda anlam belirsizliğini kaldırmış oluruz.

 

Genç adamın arkasından koşuyordu. (Y)

Birisi genç adamın arkasından mı koşuyor yoksa genç biri, bir adamın arkasından mı koşuyor?

Genç, adamın arkasından koşuyordu. (D)

 

Yabancı gazeteciye tüm bildiklerini anlattı. (Y)

Birisi yabancı gazeteciye mi tüm bildiklerini anlatıyor yoksa yabancı biri, bir gazeteciye mi tüm bildiklerini anlatıyor?

Yabancı, gazeteciye tüm bildiklerini anlattı. (D)

 

Küçük ağan arkasına saklandı. (Y)

Küçük, ağacın arkasına saklandı. (D)

 

Dün gece sunduğun teklifi iyice düşündüm. (Y)

Çıkan anlamlar: Teklifi dün gece düşündüm. Teklifi dün gece sundun.

Dün gece, sunduğun teklifi iyice düşündüm. (D)

 

Hırsız çocuğu kovaladı. (Y)

Hırsız, çocuğu kovaladı. (D)

 

Bu gece eğlenceleri içlerine sinmedi. (Y)

İçlerine sinmeyen gece eğlenceleri mi, yoksa eğlenceleri bu gece mi içlerine sinmedi?

Bu gece, eğlenceleri içlerine sinmedi. (D)

 

B)    Kişi zamiri eksikliğinden doğan anlam belirsizliği, anlatım bozukluğuna yol açar.

 

Yarışmada birinci olduğuna sevindim. (Y)

Bu cümlede bir anlam belirsizliği vardır. Bu cümleden kimin birinci olduğu tam  anlaşılmamaktadır. Çünkü birinci olan tekil 2. şahıs da tekil 3. şahıs da olabilir:

Yarışmada senin birinci olduğuna sevindim. (D)

Yarışmada onun birinci olduğuna sevindim. (D)

Evini çok beğendim. (Y)

Senin evini çok beğendim. (D)

Onun evini çok beğendim.

 

(D) Ehliyetini polis almış öyle mi? (Y)

Senin ehliyetini polis almış öyle mi? (D)

Onun ehliyetini polis almış öyle mi? (D)

 

C)    Karşılaştırma cümlelerindeki anlam belirsizliği, anlatım bozukluğuna yol açar.

 

Ben, futbolu Metin’den çok severim.

Kişi, futbolu çok sevdiğini anlatmak isterken kendini Metin’le karşılaştırmış. Ancak karşılaştırma yaparken bir anlam belirsizliğine yol açmış. Kurduğu cümleden şu iki anlam da çıkabilir:

1.  Ben futbolu seviyorum. Metin de futbolu seviyor. Amaben daha çok seviyorum.

2.  Ben futbolu da Metin’i de seviyorum. Ama futbolu daha çok seviyorum.

 

Seni kardeşim kadar seviyorum.

Ben sinemayı Ayşe’den daha çok severim.

Ben ondan çok dayak yedim.

Murat basketboldan benden daha fazla hoşlanıyor

Adam, politikayla karısından çok ilgileniyor.

Bu kötü insanlara sizden çok kızıyorum.

Kardeşim annemi babamdan çok sever.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir